Cem Karaca ve Barış Manço ortak röportaj – 2

1976 tarihinde Hey dergisi ,biraraya getirdiği Cem Karaca ve Barış Manço ile ortak bir röportaj gerçekleştirmiş.Hulusi Tunca tarafından gerçekleştirilen röportajın ikinci kısmı :


MTA sismik-1 Hora gemisi uluslararası sularda araştırmalar yapacak.Türk müzisyenleride yıllardır uluslararası sularda araştırma yapıyorlar.Kesin sonuşlar alabilmek için neler yapılması gerektiği inancındasınız ?

Barış Manço – “Açıkçası sismik-1 in ne yaptığını pek bilmiyorum.Halkımıza bu konuda yeterli bilgi verilmiyor kanısındayım.Hoş bu ülkede hiçbir konu halka öyle enli boylu anlatılmadı.Bende öyle fazla enli boylu anlatmadan yurtdışında bir LP hazırladığımı söyleyeyim.Kasım sonu çıkacak.Göreceğiz…”

Cem Karaca – “Kanımca uluslararası pazarda bizim için söz sahibi olmak imkansız..Batıya gideceksin ,adam ürettiğin tınıyı beğenecek, stüdyoya girip plak yapacaksın ve ondan sonra en az üç ay, plağın basılması, basına tanıtılması için kendi olanaklarınla batıda yemek yiyeceksin,yatacaksın kısaca yaşayacaksın ve bütün bunları ödeyebilmek için Türkiye den çıkarken alabileceğin azami döviz tutarı olan 600 dolarla başaracaksın bu işi.Gözün kesiyorsa ne işin var batıda şarkıcı olmakla gel Türkiye de malşiye bakanı ol da, bari vatan kurtulsun…..”

“Guguk Kuşu” filmi ile oskar kazanan Milos Forman şimdide ünlü “Hair” müzikalini sinemaya uygulayacağını açıkladı.Böyle bir müzikal hazırlamayı düşündünüzmü, hazırlanacak müzikalin Türk toplumuna ne gibi katkıları olabilir ?

Barış Manço – “Müzikli destan hazırlamayı düşündüm.İki tanede yazdım.”Baykoca Destanı” ve “Kayaların Oğlu 2023″.Ancak bunları sahnelemek şimdilik olanaksız.Tek sorun : Para….Milos gibi oskar almış bir yapımcı, maddi konuları yüklenebilirse, konservatuar ve operanın desteği ile..Kültür sarayıda bir ay için bize…Yani..Olmaz..Vazgeçin…”

Cem Karaca – “Hair müzikalinin geçtiğimiz yıllarda ülkemizdede sahnelendiğini hatırlıyorum.Bu olayın toplumumuza ne gibi katkıda bulunduğunun değerlendirmesini, tiyatro eleştirmenleri ile toplum bilimcilere bırakarak ,hemen belirteyim ki, Türk halkının gerçeğinden kaynaklandığında, böyle bir olayda değil oynamak, perdecilik bile onur olur benim için..Ancak bir müzikal büyük bir prodüksüyon olduğundan, gerçekleştiğinde güzelliğinin yanı sıra ekonomik güçlükleride getirir.Ufak kadrolu prodüksüyonları bile karşılayamadığından kapanan bir dolu özel tiyatro var….”


İsmail Cem döneminde Cem Karaca nın üç solo programı ile birkaç toplu programa katıldığına tanık olduk.Şaban Karataş da genel müdür olduğunda verdiği ilk emirler arasında Barış Manço ile solo bir programın yapılması vardı.TRT ile sanatçılar arasındaki ilişkini değişen iktidarla birlikte yani boyutlar kazanması konusunda ne diyorsunuz ?

Barış Manço – “İzninizle bu konuyu biraz uzun cevaplamak isterim.Hem bu şekilde beni son aylarda fazlasıyla rahatsız eden bir yığın dedikoduyuda ortadan kaldırırım.İsmail Cem veya Şaban Karataş veya Cemal Kamacı….TRT nin başına kim gelirse gelsin, bizleri etkilememsi gerekirdi.Son beş yılda ben sadece 3 programla televizyona çıktım.Cem Karaca nın İsmail Cem döneminde 3 kere ekrana gelmesi önemsiz.Çünkü o dönem 13 kez çıkmak bile az geliyordu bazılarına..Karataş a gelince, bana program yaptırmak istemesini olağan karşılamanızı beklerdim.Çünkü tam bir yıl iki aydır çıkmıyorum televizyona.Ha bunun altında politik bir neden olabilirmi? Kanımca sorunun altındaki şüphe bu..İktidar veya muhalefet partilerinin bir sanatçıya sempati veya antipati duymaları kendi sorunlarıdır.Sanatçıyı bağlamaz.Kaldıki bugünkü MC iktidarında en büyük üç kentimizi ana muhalefet partisinin belediye başkanları yönetmektedir.Devlet yöneticilerinin şu veya bu sanatçı ile direkt olarak uğraşmaması gerekir.Bu konuyu açıklığa kavuşturmak görevleridir….”

Cem Karaca – “Sanat halk adına yapıldığında sanatçının halkın çıkarları doğrultusunda eserler vermesi doğaldır.Ayrıca sanat üretme olayına bu açıdan bakan bir sanatçı politize olmak zorundadır.Ülkeleri yönetenlerde bu işi ya halk adına yada halka rağmen yaparlar.Doğaldır ki her iki yönetimde kendi çizgilerindeki kişilerle işbirliğine giderler.Sayın İsmail Cem ,belki müzik adına benim yaptıklarımı halk için daha gerekli bulduğundan ben ve dervişan o dönem peşpeşe programlar yaptık.Ancak bututuma halktan bir tepki gelmedi.Oysa şu anda değişik bir kadro yine halk için özür dilerim millet için orada iş başındalar ve milletin bireyleri beni ve arkadaşlarımı ekranda görememkten yakınıyorlar…Ben TRT nin bugün savunduğu sağcı ,bağnaz görüşle tanıdığım kadarı ile sanatçı arkadaşım Barış Manço yu yanyana düşünemiyorum…”

Cem Karaca ve Barış Manço olarak Türk pop müziğinin kalkınması için elele verip, kader birliği yapıp, yeni önlemler almayı, yenilerinde kendilerini göstermelerinde yardımcı olmayı düşündünüz mü ?

Barış Manço – “Cem baba ile kafalarımız paralel..Yapıtlarımızda bir düzen ,bir arayış var.Bunda hem Kurtalan Ekspres in hemde Dervişan ın katkısı kuşkusuz çok büyük.Zaten Kurtalan Ekspres te Dervişan da, zaman zaman sahnede boy gösteren Kardaşlar ve Dadşlar da aynı delikanlılardır.Kanlı olmasına kanlı ya ,deli olmaları bizlerle çalışmalarından bellidir.Topu topu 15-20 kişiyiz.İğne ile kuyu kazıyoruz fakat hayli derine indi kuyular.Ve dibinide bulacağız…”

Cem Karaca – “Bugüne kadar çeşitli çevreler bizi hep birbirine düşman ve rakip olarak gördüler..Oysa ikimiz bin yıllık birer dostuz.Bu dostluğu sağlıklı ve akıllıca değerlendirip ,kapımızı çalan her iyiniyetli ve yetenekli arkadaşa ,izninizle Barış baba adınada sözedeyim burada, kapımız ve elverdiğince olanaklarımız açıktır.Yeterki gelenler ihtiraslarını halk sevgisinde damıtsınlar…”

Adınız (gerekli)

Epostanız (gerekli)

İletiniz